
Evet, pek sıcak olmayan yaz tatilinden feragat edip zorunlu olmayan staj girişimlerim sonucunda Trt Ankara Radyosu'na stajyer olarak kabul edildim.22 Haziran - 22 Ağustos tarihleri arasında hala sürmekte olan staj dönemimden sizlere kısaca bahsetmek istiyorum.
Öncelikle işin ciddiyetini kapıdan içeriye girdiğiniz anda hissediyorsunuz.Ev ortamından çok farklı ve inanılmaz ekipmanlarla dolu olan stüdyolarda vakit geçirmek zor ve karmaşık olduğu kadar keyifliydi de.Trt sanatçıları ve çalışanlarının çoğu yaz tatilinde olduğundan iş yoğunluğunu pek göremesem de işleyişin nasıl olduğunu, yapılan seyrek ama ciddi işlerden kısa sürede çok şey öğrendiğimi düşünüyorum.
Radyonun kabaca işleyişi şu şekilde oluyor;en alt katta büyük seyircili/seyircisiz stüdyolar ve tonmaister odaları bulunmakta.Üst katlarda ise oluşuturulan sinyali yayına sunan ana kumanda odası var.Aşağıda min. 8 enstrümanın,solistlerin ve spikerin ses sinyali, tonmaisterin mixerine giriyor ve orada gerekli balans yapıldıktan sonra ana kumanda aranıyor, hazır olunduğu belirtiliyor.Burda mixerden sabit bir ses sinyali gönderiliyor ve yukarıdaki ana kumanda bu sinyalin yayına uygun olduğunu teyit edip yayın vakti bekleniyor.Yayın yapımcısı tonmaister odasında gelen telefonları, varsa canlı bağlantıları yönetiyor.
Bazı stüdyolarda seyirci platformları da bulunmakta.Buradaki canlı performansları, programı takip ederek hiçbir ücret ödemeden gidip seyretmek mümkün.Müzik tarzı olarak benim gördüğüm kadarıyla türk sanat müziği, halk müziği ve jazzla harmanlanmış 80'lerin pop müzikleri ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen virtüözleri dinlemek mümkün.Müzik teknolojisinde uygulamanın önemini ve ekipmanları sadece ihtiyaç çerçevesinde öğrenmemek gerektiğini bir kez daha görmüş oldum.
Bu dönemde Trt Ankara Radyosu tonmaisterlarından başta Hakan Otçu ve Ayhan Gün olmak üzere tüm ekibe yardımlarından ve samimiyetlerinden dolayı çok teşekkür ederim.

0 yorum:
Yorum Gönder