26 Ağustos 2009 Çarşamba

Film Tavsiyesi "The Boat That Rocked"

Dün sabaha karşı izlediğim 2009 yılına ait The Boat That Rocked adlı filmden sizlere kısaca bahsetmek istiyorum.


Film, Vietnam savaşı öncesi dünyanın soğuk İngiltere’sinde geçiyor; İngiliz pop müziğinin en iyi dönemi olan 1966 yılında BBC haftada sadece iki saat rock’n roll müziği yayınlardı. Ancak açık denizden yayın yapan korsan radyoda günde 24 saat rock’n roll yayını vardı. İngiltere nüfusunun yarıdan fazlasına denk gelen 25 milyon insan her gün korsan radyoyu dinlerdi. Hükümet korsan radyonun ahlak bozucu olduğunu düşünüp radyoyu kapatmaya çalışır ve olaylar gelişir..

“Hükümet olmanın en güzel yanı da bu işte. Bir şeyi beğenmezseniz, kolayca onu yasadışı yapacak yeni bir yasa çıkarabilirsiniz. (Sir Alistar Dormandy)”


Filmin afiş çalışması da Beatles’ın efsane LP’si *Abbey Road’ın kapağına müthiş bir gönderme yapıyor.

Radyo stajından sonra böyle bir filme denk gelmiş olmam güzeldi doğrusu. Filmi çok beğendim, çok eğlenceli bir film olmuş.Sırf o muhteşem soundtrackler için bile izleyebilirsiniz.

“Tanrı hepinizi korusun. Ve siz bizi yöneten şerefsizler, bittiğini sanmayın sakın. Yıllar geçti, yıllar geçecek… Ve politikacılar dünyayı daha iyi bir yer yapmak için sıçıp sıvayacaklar. Ama tüm dünyanın genç bayları ve genç bayanları… hayallerine hayal katacaklar ve onları da şarkılarına koyacaklar. Bu gece önemli bir şey ölmüyor. Boktan bir gemideki birkaç çirkin adam sadece. Bu gece yaşanan tek üzücü olay, önümüzdeki yıllar… Çıkacak bir sürü muhteşem şarkıyı sizlere çalma ayrıcalığına sahip olamayacak olmamız. Ama inanın bana, onlar hâlâ yazılıyor olacaklar. Hâlâ söyleniyor olacaklar ve dünyanın mucizesi olmaya devam edecekler. İşte bu!”

9 Ağustos 2009 Pazar

Ürün İnceleme - Line 6 Toneport KB37

Almanya Pc&Musik dergisinden Line 6 KB37 ürün inceleme makalesini sizlerle paylaşmak istiyorum.Umarım fikir verir.

Ses ve enstrüman kayıtlarında sinyali güçlendirmek için mixer´in vazgeçilmez bir ekipman olduğu kesindir.Bazen piyasadaki bir çok ekipman hakkında seçim yapmak günler ve haftalar alıyor.Line6 ekibi toneport serilerini tasarlayarak bu işe çözüm bulmuşlar.

Bu serilerin en geniş kapsamlı temsilcisi toneport kb37´dir ve pc/mac´e bağlanabilinen bir kayıt konsoludur.Kb37 bilgisayarınızda ses kartı gerektirmeden çalışır.Çünkü bu cihaz aynı anda hem dsp-chip destekli, hem de kendine ait Asio sürücülü usb-audio-interface içermektedir.Toneport Kb37´de bütün önemli bağlantılar mevcut.2 mikrofon girişi,özel gitar veya pad şalterli bass girişi,2 stereo line-in, analog stereo-out,stereo monitör-in, kulaklık girişi, s/pdif digital-out ve 2 ayak pedalı ,efekt parametreleri bulunmaktadır.Kumanda etmek için expression pedal girişi olan Kb37, ev kullanıcıları için mükemmel bir seçim gibi görünüyor.


Konsolun üstünde 3 oktava yayılmış normal tuş büyüklüğünde modülasyon ve pitchwheel özellikli midi klavye mevcut.Toneport kb37 44.1/48 khz,16/24 bit kayıt formatını destekliyor.Kb37 Usb2 arabirimi üzerinden pc ile bağlantılı ve önceden kurulmuş Asio sürücüsü sayesinde kendinize ait kayıt programı ile iletişim kuran hazır bir sistem olarak tasarlanmış.Pdf kullanım kılavuzunda, cihazın, çoğu tanınmış sequenzer programlara kurulumu ve düzenlenmesi resimli şekilde anlatılmış.Cihaz´la birlikte Ableton Live programının Lite versiyonunu içeren bir cd’de mevcut.


Cihazın içerisinde bir çok amfi ve efekt modellemesi bulunmaktadır.Bunun dışında ek ücret ödeyerek çeşitli amfi ve efekt modeli satın alabilirsiniz.Ayrıca ürünün kendi sitesinden bir çok ünlü gitaristin tonlarını indirmeniz mümkün.


8 Ağustos 2009 Cumartesi

Trt'de Staj Yapmak


Evet, pek sıcak olmayan yaz tatilinden feragat edip zorunlu olmayan staj girişimlerim sonucunda Trt Ankara Radyosu'na stajyer olarak kabul edildim.22 Haziran - 22 Ağustos tarihleri arasında hala sürmekte olan staj dönemimden sizlere kısaca bahsetmek istiyorum.

Öncelikle işin ciddiyetini kapıdan içeriye girdiğiniz anda hissediyorsunuz.Ev ortamından çok farklı ve inanılmaz ekipmanlarla dolu olan stüdyolarda vakit geçirmek zor ve karmaşık olduğu kadar keyifliydi de.Trt sanatçıları ve çalışanlarının çoğu yaz tatilinde olduğundan iş yoğunluğunu pek göremesem de işleyişin nasıl olduğunu, yapılan seyrek ama ciddi işlerden kısa sürede çok şey öğrendiğimi düşünüyorum.

Radyonun kabaca işleyişi şu şekilde oluyor;en alt katta büyük seyircili/seyircisiz stüdyolar ve tonmaister odaları bulunmakta.Üst katlarda ise oluşuturulan sinyali yayına sunan ana kumanda odası var.Aşağıda min. 8 enstrümanın,solistlerin ve spikerin ses sinyali, tonmaisterin mixerine giriyor ve orada gerekli balans yapıldıktan sonra ana kumanda aranıyor, hazır olunduğu belirtiliyor.Burda mixerden sabit bir ses sinyali gönderiliyor ve yukarıdaki ana kumanda bu sinyalin yayına uygun olduğunu teyit edip yayın vakti bekleniyor.Yayın yapımcısı tonmaister odasında gelen telefonları, varsa canlı bağlantıları yönetiyor.

Bazı stüdyolarda seyirci platformları da bulunmakta.Buradaki canlı performansları, programı takip ederek hiçbir ücret ödemeden gidip seyretmek mümkün.Müzik tarzı olarak benim gördüğüm kadarıyla türk sanat müziği, halk müziği ve jazzla harmanlanmış 80'lerin pop müzikleri ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen virtüözleri dinlemek mümkün.Müzik teknolojisinde uygulamanın önemini ve ekipmanları sadece ihtiyaç çerçevesinde öğrenmemek gerektiğini bir kez daha görmüş oldum.

Bu dönemde Trt Ankara Radyosu tonmaisterlarından başta Hakan Otçu ve Ayhan Gün olmak üzere tüm ekibe yardımlarından ve samimiyetlerinden dolayı çok teşekkür ederim.